|
Eşcinsel erkeklerle akrabalığı olan kadınların heteroseksüel erkeklerle akraba olan kadınlara göre daha fazla sayıda çocuğa sahip olduklarını öne süren bazı araştırmacılar,`Eşcinsellik genleri kadınların doğurganlığını artırıyor
Çalışmalar eşcinselliğin en azından kısmen genetik olduğunu gösteriyor. Her ne kadar eşcinseller heteroseksüllere göre daha az sayıda çocuk sahibi olsalar da eşcinsellik genleri toplumdaki varlığını açıkça sürdürüyor. Yapılan yeni bir çalışma ilginç bir görüş ortaya koyuyor: Aynı genler kadınların doğurganlığını artırıyor olabilir.  Son 20 yıldır ümit vaat ettiği düşünülen çalışmalara rağmen araştırmacılar henüz eşcinsellikle doğrudan ilişkili bir gen bulamadı. Bazı çalışmalarda erkek eşcinsellerin anne tarafından olan akrabaları arasında baba tarafından olan akrabalara göre daha fazla eşcinselin bulunması, eşcinselliğin X kromozomu üzerinde yer aldığı görüşünü ortaya çıkardı. 2004`te Padua Üniversitesi`nden evrimsel psikolog Andrea Camperio Ciani başkanlığındaki bir araştırma ekibi, eşcinsel erkeklerle akrabalığı olan kadınların heteroseksüel erkeklerle akraba olan kadınlara göre daha fazla sayıda çocuğa sahip olduklarını öne sürdü. Aradaki fark dikkat çekici: Örneğin eşcinsel erkeklerin anneleri ortalama 2.7 çocuğa sahipken, heteroseksüel erkeklerin annelerinin ortalama çocuk sayısı 2.3. Benzer eğilim teyzeler için de söz konusu. Haziran ayında PLoS ONE dergisinde yayımlanan çalışmada Camperio Ciani ve meslektaşları bu sonuçları açıklayabilecek genetik senaryoları belirleyebilmek için matematiksel bir yöntem kullandı. Araştırma ekibi `eşcinsellik genlerinin` sayısı (bir ya da iki), genlerin üretkenlikte ne kadar artış sağladığı, genlerin X kromozumu üzerinde yer alıp almadığı gibi iki düzineden fazla olasılık üzerinde durdu. Bu genler kadınlarda üretkenliği artırıyor ancak erkeklerde azaltıyor. Böceklerde ve memelilerde görülebilen bu fenomen `seksüel antagonizm` olarak adlandırılıyor. DARWİNYAN PARADOKSUN UYARLAMASI Camperio Ciani ve ekibi bu genlerin geçmişte bazı araştırmacıların öne sürdüğü gibi eşcinsel erkeklerin daha feminen olmasını sağlamaktan çok, erkeklerin ve kadınların erkeklere daha çekici gelmesini sağlıyor olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar bu durumun erkek üremesi açısından olumsuz sonuç yaratmakla birlikte kadın üretkenliği için faydalı olduğunu ve bu şekilde genlerin toplumda düşük fakat sabit oranlarda devam etmesinin sağlandığını iddia ediyor. Bethesda Ulusal Kanser Enstitüsü`nden, eşcinsellik genleriyle ilgili önemli çalışmaları olan davranış genetikçisi Dean Hamer, çalışmayı `mükemmel bir matematiksel analiz` olarak niteliyor. Hamer, ekibin Darwinyan paradoksu eşcinselliğe uyarlayarak basit bir çözüme ulaştığı yorumunu yapıyor. Serdar Sadık Şimşek |